Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Biz, 1416 sayılı kanun kapsamında yurtdışında eğitim almaya hak kazanmış, ancak çeşitli sebeplerle mecburi hizmet yükümlülüğünü ifa edemeyen ve karşılığında haklarında borç takibi başlatılmış öğrencileriz. Öğrenim süremiz boyunca adımıza yapılan masrafların tazmininde uygulanan prosedürler ve döviz kurlarındaki öngörülemeyen hareketlilikler neticesiyle zorluklar yaşamaktayız. Daha önceki dönemlerde benzer sorunlarla karşılaşan bursiyerler için 2006 yılında kanun (Kanun linki için tıklayınız) çıkarılarak, mağduriyetler giderilmişti. Daha önce yürürlüğe konmuş emsal bir düzenlemenin olması, mağduriyetlerimizin giderilmesi için aşağıda 6 başlıkta belirttiğimiz çözüm önerilerimize hukuki bir dayanak sağlamaktadır. Biz de bu muadilde bir düzenleme ile sorunlarımızın çözülmesini talep ediyoruz.

Döviz borçları, fiilen harcamanın yapıldığı günün efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek hesaplanmalıdır.

Eğitimini kişisel nedenlerin (ailevi, saglık, ekonomik vb.) yanısıra, birlikte çalıştığı hocasıyla yaşadığı sorunlar sebebiyle yarıda bırakmak zorunda kalmış öğrenciler, verilen sürede eğitimini tamamlayamayan bursiyerler yüksek miktarlarda tazminat ödemekle karşı karşıya kalmaktadır. Belirtilen bu sorunların hiçbirini yaşamamış bir öğrenci bile, tazminat baskısıyla akademik çalışmalarını sürdürürken istediği performansı yakalayamamaktadır.
Tazminat ödemeye başlayan bursiyerlerin borçları, tahmin edilemez döviz kuru artışları nedeniyle, zamanla azalması gerekirken aksine artmaktadır. Alttaki grafikler son 6 yıldaki döviz kurlarının değişimini göstermektedir. Artan döviz kurları ile bu borçları Türkiye şartlarında ödemek mümkün görünmemektedir. O yüzden biz yine makul olarak 2006 yılındaki kanunda olduğu gibi borçlarımızın harcamaların yapıldığı günkü döviz kurları üzerinden Türk Lirasına çevrilip o şekilde hesabımıza kaydedilmesini talep ediyoruz. Bu şekilde tahmin edilemez şekilde artan döviz kurlarının genç, yeni mezun öğrenciler üzerindeki etkisi sonlandırılmış olacaktır. Bu yönde bir uygulama devletimizin son donemdeki döviz kurlarındaki ani artışlar ile ilgili yürütmekte olduğu çalışmalarla ve yetkililerin açıklamaları ile örtüşmektedir.

Borçlar için uygulanan faizler affedilmelidir.

Öğrenciler borçlarının ana parasını geri ödeyene kadar faizler devam ettirilmektedir. Bir örnek verecek olursak; 4 yıl sonunda eğitimini yarım bırakmış, sonraki 4 yılda da ana parayı geri ödemiş olan burslunun öğrenim hayatinin ilk zamanlarında aldığı bursa 8 yıllık faiz uygulanacaktır. Uygulanan yüksek faizler nedeniyle borçlulara çıkarılan toplam faiz miktarları çok yüksek çıkabilmektedir ve hatta bazen borcun anaparasını geçmektedir ki döviz kurlarına uygulanan aşırı faizlerin dünyada ödenen döviz cinsinin kullanıldığı ülkelerde banka kredilerinde dahi benzeri yoktur. Bu bağlamda biz yine 2006, 2011 ve 2014 yılında çıkan yasalarda olduğu gibi birikmiş borçlarımıza faiz affı istiyoruz.

Geri ödemeler daha uzun süreye yayılmalıdır.

Borçlarını geri ödemek isteyen bursiyerlere borçlarının ana parasını ödemeleri için 4 yıl sure tanınmakta, 5’inci yılda da biriken faizlerin ödenmesi istenmektedir. Eski para ile Trilyona ulasan borçlarımız göz önüne alındığında, borçlarımızı 5 yıl gibi bir surede ödememizin Sart koşulması son derece acımasız ve adaletsiz bir durumdur. Çözüm olarak borçlarımızın geri ödenmesinin 10 yıla yayılmasını istiyoruz. Borcun geri ödenmesi için tanınan süre borçlunun aylık net geliri ve diğer ekonomik durumlar göz önüne alınarak esnek tutulmalı, borcun gerçek anlamda geri ödenebilmesine olanak sağlanmalıdır.

Pesin ödemelere indirim imkânı verilmelidir.

Birçok burslunun borcunun yüksek miktarlarda olmasına rağmen borcu az olan veya tek seferde ödeyebilecek imkânı olan bursiyerler de mevcuttur. Bu kişiler için defaten ödemeyi teşvik edici toplam tutar üzerinden indirim yapılmalıdır. Bunun örneklerini vergi borçları gibi kamu alacaklarının yapılandırılmasında sıkça görmekteyiz. Böyle bir imkân devletimize de döviz kurları ile olan mücadelesinde yardımcı olacaktır.

Türk lirası borçlara uygulanan 50% ceza ortadan kaldırılmadır.

Yurt dışına gönderilen öğrencilere yapılan Türk Lirası cinsinden ödemelerde asıl borca %50 oranında fahiş bir ceza eklenmektedir. Bu şekilde hesaplanan yeni borcun (varsa döviz borcu ile aynı anda ve) işleyecek faiziyle birlikte en çok 5 yıl içinde geri ödenmesi şart koşulmaktadır. Türkiye’deki en yüksek yasal faiz oranı üzerinden faizlendirilen bu borcun faizi ise asıl borç ve ceza toplamının çok daha üzerinde rakamlara ulaşmakta, geri ödemeyi imkânsız hale getirmektedir. Yüzde 50 olan bu fahiş ceza tamamen kaldırılmalıdır. Ceza olarak asıl borca eklenen bu miktar öğrencinin devletten aldığı bir borç olmayıp, devletin öğrenciye ek olarak yüklediği bir haksızlıktır.

Borçlarını zorunlu görev ile ödemek isteyenlere bu imkân sağlanmalıdır.

2015 yılında çıkan bir yönetmelikle, yüksek lisansını bitirmiş ama doktora eğitimini bitirmeden yarıda bırakmış bursiyerlere yüksek lisanstan doğan borçlarını zorunlu görev ile ödeme imkân verilirken, doktora süresince yapılan harcamaların görev istemelerine rağmen geri ödenmesi istenmektedir. 2015 yılı Mayıs ayında çıkarılan bu yönetmelik aynı dönem bursiyerlerinin farklı uygulamalara tabi olmasına sebep olmakta ve eşitsizlik yaratmaktadır. Çıkan yönetmelikle 2015 Mayıs’tan önce geri dönüp görev talebinde bulunan burslular doktora için ödeme yapmazken 2015 Mayıs ayından sonra geri dönüp görev talep eden burslulardan doktora suresince yapılan harcamalar geri istenmektedir. Bu yurtdışına aynı dönemde giden, ayni sözleşmeye imza atan burslular arasında haksızlık ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle borcunu zorunlu görev ile ödemek isteyen Mayıs 2015 öncesi dönemde sözleşme imzalamış eski burslulara bu imkânın verilmesini istiyoruz.Eğer böyle bir yönetmelik uygulanacaksa, bu yönetmeliğin 2015 mayıstan sonra durumu bilerek sözleşmeye imza atan burslulara uygulanması daha makul olacaktır.